Bugun...
Hac ve Umre Organizasyonlarının Seyir Defteri
Tarih: 16-08-2014 10:59:00 Güncelleme: 16-08-2014 11:04:00 + -


Gayemiz Hac ve Umre ibadetleri organizesinin, sorumluluğunun bilincinde, ehliyetli ve dürüst kişi ve kurumlarca yapılabilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasına katkı sağlamaktır.

Hac ve Umre Organizasyonlarının Seyir Defteri

 

HAC VE UMRE ORGANİZASYONLARININ SEYİR DEFTERİ

 

Türkiye’de, İslâm’ın beş temel şartından biri olan Hac ibadetinin yapılıp yapılmadığı, dert ve sıkıntıları, 1950 ile başlayan Menderesli yıllara kadar pek kimseyi ilgilendirmemiştir. Hac ibadeti, Suudi Arabistan’daki Türk Hacıları delilleri ile işbirliği içerisinde, daha önce gidip gelmiş Mekke ve Medine’yi görmüş, S.Arabistan’ı tanıyan kişilerin rehberliğinde yapılıyordu. Deniz ve kara yolu ile yapılabilen hac seyahatlerinin çile dolu hikâyelerini, yaşı müsait olanlar babalarından, bazılarımız da dedelerinden dinlemişlerdir.

Kızılay’ın hacı adayları ile ilgilenmesi geleneği 1950’de Menderes hükümetinin çıkardığı bir kararname ile başlar.

Daha önce gücü yetip yol bulabilenlerin istediği şekilde gidebildiği hacca ilk müdahale 1979 yılında Ecevit hükümeti döneminde olur. Hükümet bazı karışıklık ve düzensizlikleri öne sürerek, bir kararname ile hac organizasyonu düzenleme yetkisini Diyanet İşleri Başkanlığı’na (D.İ.B.) verir. D.İ.B. hazırlıksız ve kapasite yetersizliğine rağmen 1979’dan 1988 yılına kadar bu organize görevini, tek başına sürdürmeye çalışmıştır. Bu süre zarfında ortaya çıkan aksaklıklar ve şikâyetler üzerine, hem D.İ.B.’nın yükünü azaltarak yıpratılmasını önlemek hem de serbest rekabet ortamında daha kaliteli hizmet verebilme anlayışının önünü açmak üzere, 1988 yılı ÖZAL hükümeti döneminde çıkartılan yeni bir kararname ile D.İ.B. ve Türkiye Diyanet Vakfının müştereken yürüttüğü hac organizasyonu yapma imkânı seyahat acentelerine de açılmış oldu.

1989 – 1994 yılları arasındaki 5 yılı, arz-talep dengesi, sistemin gelişip yerleşmesi açısından, bir kısım aksaklık ve sıkıntılar yaşanmış olsa da, tecrübe yılları olarak kabul etmek mümkündür.

1994 – 2000 yılları arasındaki 7 yıllık zaman dilimi içerisinde kararname değişiklikleri, uygulamadaki hatalar, arz talep dengesizliğinin yüksekliği iştahları kabartacak boyuta ulaşıp, kurtların hicaz yollarına inmesine yol açtı. Yaşanan tartışma ve sıkıntılar aylarca kamuoyunun gündemini meşgul etti: Yazılı ve görsel yayın organlarında defalarca haber konusu olduğu gibi, bir çok yazarın konuya eğilmesine sebep oldu. Bu kitabın sonunda bu makalelerden sadece ikisini, o günleri hatırlamaya vesile olması için dikkatinize sunuyoruz.

2000 – 2005 yılları arasındaki 5 yıllık süreçte ise Hac ve Umre organizesindeki sıkıntıların asgariye indiğini görüyoruz. Bunun sebebi, yaşanan sıkıntıları dikkate alarak, zamanın Turizm Bakanı Erkan Mumcu Bey’in gayretleriyle 2000 yılında çıkartılmış olan Hac ve Umre kararnamesidir. Bu kararnamenin tam metni, ileriki sahifelerde dikkatinize sunulacak ve bir sonraki kararname ile yapılan değişiklikleri mukayese edebilmenize fırsat verilecektir.

2005 yılında çıkartılan 8801 sayılı kararname ile, bir önceki kararnamede yapılan değişiklikler sonunda, 1994 – 2000 yılları arasında yaşanan sıkıntılı dönemi hatırlatan ve kurtların yeniden hicaz yoluna inişine sebep olan bir döneme girildi. İlk uygulaması 2006 yılı haccı için yapılmış olan yeni sistemi ve tatbikatını bu incelememizde ayrıntıları ile masaya yatıracağımız gibi, sisteme karşı yürütülen idari ve hukuki teşebbüsleri de bilginize sunacağız.

Kurt izi sürmenin zorluğu ve riskinin idraki içerisindeyiz. Yazılanları değerlendirirken hangi zorluklar ve riskleri göğüsleyerek yazmaya çalıştığımızı, sizlerin de dikkate alacağınızı umuyoruz.

Hac ve umre dini bir ibadet.. İşin maddi boyutundan önce manevi boyutu gelir.. İnsanların ömürlerinde bir defa yaptıkları bir ibadeti gönül huzuru ile yapmaları gerekir. Bir işin içine siyaset ve çıkar, pay kapma, istismar ve aldatma katılınca o işin tadı kaçıyor… Kuşkusuz daha önemli meseleler de var ama bana göre  bütün yanlışlar aynı merkezden, aynı kakış ve kaygılardan kaynaklanıyor. Sonuçta ateş düştüğü yeri yakıyor. Öncelikler, zamana,mekana, şartlara göre değişse de, herkesin kendi bulunduğu yerden , bildiği konuda sürece müdahil olması gerekir. Bu konularda çözüm talepleri üst üste gelince belki o zaman sıkıntıların kaynağına inmek daha kolay olur..

Gayemiz Hac ve Umre ibadetleri organizesinin, sorumluluğunun bilincinde, ehliyetli ve dürüst kişi ve kurumlarca yapılabilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasına katkı sağlamaktır.

Bizim için dualarınız, meşru kazanç kadar önemlidir.

09.03.2006

 




Bu haber 1696 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Umre HABERLERİ

ARAMA
HABER ARŞİVİ
FOTO GALERİ
  • Tarihi Mekke-Medine
    Tarihi Mekke-Medine
  • Umre Galeri
    Umre Galeri
  1. Tarihi Mekke-Medine
  2. Umre Galeri
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Haccın Ruhu, Prof.Dr. H.Kamil YILMAZ "Adım Adım Hac"
    Haccın Ruhu, Prof.Dr. H.Kamil YILMAZ
  • Yol Ahlakı ve Hacda İnsani İlişkiler, Dr. Ekrem KELEŞ
    Yol Ahlakı ve Hacda İnsani İlişkiler, Dr. Ekrem KELEŞ
  • Hayat Hac ve Umre Turizmi
    Hayat Hac ve Umre Turizmi
  • Hac ve Umre'de Eşitlik
    Hac ve Umre'de Eşitlik
  • İnanç Turizmi - Hac Özgürleşmeli 1
    İnanç Turizmi - Hac Özgürleşmeli 1
  • İnanç Turizmi -Hac Özgürleşmeli 2
    İnanç Turizmi -Hac Özgürleşmeli 2
  1. Haccın Ruhu, Prof.Dr. H.Kamil YILMAZ "Adım Adım Hac"
  2. Yol Ahlakı ve Hacda İnsani İlişkiler, Dr. Ekrem KELEŞ
  3. Hayat Hac ve Umre Turizmi
  4. Hac ve Umre'de Eşitlik
  5. İnanç Turizmi - Hac Özgürleşmeli 1
  6. İnanç Turizmi -Hac Özgürleşmeli 2
VİDEO GALERİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer

NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU